Her Devrin Adamı

1.031 defa okundu

Muhteşem bir vecize ile söze başlamak isterim.  “Her devrin bir adamı, her adamın bir devri, bir deher devrin adamı vardır.

Her devrin adamı olmak, biraz da adam olmamaktır aslında. Çünkü devre göre kendine “ayar vermek”, ferdi kimliğinden ödün vermek anlamına gelir. Tavizlerde, insanın kendi etrafına çizdiği bir çerçevedir. Gün geçtikçe daraltır insanı, nefes aldırmaz. Bu nedenle tavizler, insanoğlu ‘nun kendine attığı en büyük kazıktır.

Bazen ekmek derdi ile tavizler verebiliyoruz, dediğinizi duyar gibi oluyorum. Kendimiz olarak ekmeğimizi kazanamaz mıyız acaba. 3 kuruşluk malı, 5 kuruşa satmaya çalışan ve malı olduğundan daha ötede gösteren, üçkâğıtçı satıcıdan ne farkımız kalır ki böyle? Taviz derken, bazen susmak değil, olduğun gibi olmamaktan bahsediyorum. İnsan bir anlamda kendinin pazarlayıcısıdır, doğru. Ama dürüst satıcı olmamız önünde herhangi bir engel olmamalıdır. Eğer engel varsa bu sadece görüş ve düşüncelerimizden kaynaklanmaktadır. Gelecek kaygısı, kariyer endişesi, ekonomik hırslar bizi bu yola itiyor olabilir. Ancak bir ömür boyu kazandığımız her şeyin bir an da yok olacağını unutmamalıyız. Klasik laftır; “kefenin cebi yok”. Bunu ekonomik olarak çok güçlü bir tanıdığıma söylediğimde bana şu cevabı vermişti; “ama torunumun cebi var”. Malında, mülkünde sahibi bellidir. Ne biz, ne de torunumuz. Bizim olmayanı edinmek içinkarakter yalancısı olmamalıyız.

Şimdi kime sorsam şu cevabı verir; “bir evim, bir de arabam olsun yeter”. Yetmez işte. İkinci evi, hatta ikinci arabayı da isteyeceksin. Bir vadi dolusu altın’ın olsa, bir vadi daha isteyeceksin. Bunları elde etmek içinde, kendini olmadığın gibi gösterecek ve göründüğün gibi olmayacaksın. Yalanlara dolup taşıp, coşkun sular gibi çağlayacaksın. Kazandıklarına bel bağlayıp, ümidini maldan yana tutacaksın. Kayıplara hazmedemeyecek daha fazla kazanç için her sabah gözünü açtığında kendini hırslandıracaksın. Bugün kazansan en fazla bir asır tadına bakacağın her şey için kendin olmaktan vazgeçeceksin. Etme!

Dünü yarına bağlayan bugündür. Bizi bugün var eden, dün yaşadıklarımızdır. Dünü unutmamalı ve bugünü yarına selametle bağlamalıyız. Kendimiz olmaktan vazgeçersek, herkes oluruz…

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.